Deprem uyarı sistemleri, yer biliminin temel konularından birisidir ve disiplinler arası çalışmalar gerektirirler. Bilim insanları, gezegenimizin kaotik çekirdeğindeki hareketlerin potansiyel deprem uyarısı için kullanılabileceğini açıkladılar.

Dünyanın dış katmanları ne kadar demir gibiyse iç katmanları da o kadar yumuşak ve hareketlidir. Yerkürenin alt katmanlarında bulunan dev lav denizlerinin karmaşık hareketleri, sert ve kırılgan yüzeyde ufak dalgalanmalara neden olurlar. Bu, dalgalanmalar modern insanlık tarihinde irili ufaklı depremlere ve yıkıcı doğal afetlere neden olmuştur.

Araştırmalar, normalde 24 saat olarak bildiğimiz bir gün süresinde, milisaniyelerle ölçülebilecek değişimlerin olduğunu ortaya koyuyor.

Bizler, bu değişimleri algısal olarak fark edemiyor ve dünyanın hızındaki değişimi hissedemiyoruz. Değişim demişken, dünya hızının gittikçe yavaşladığını belirtelim. Endişelenmeyin, bu yavaşlama o kadar küçük boyutlarda ki birkaç milyar yıl sonra ancak hatırı sayılır farklara ulaşacak.

Araştırmacılar, gezegenimizin çekirdeğindeki bozulmaların potansiyel deprem uyarı sistemlerinde kullanılabileceğini öngörüyorlar. İki jeofizikçinin liderlik ettiği yeni bir çalışmada son 100 yılda gerçekleşen 7 ve üzerindeki şiddetindeki depremler mercek altına alındı. Yukarıda bahsettiğimiz dönüş hızındaki değişimlerle çekirdek dalgalanmaları ve dolayısıyla yıkıcı depremler arasında bir bağlantı olduğu tespit edildi.

Eğer hipotez doğrulanırsa, erimiş alt katmanlardaki hareketlerin depremleri en az 5 yıl önceden belirlediği doğrulanacak. Bu, mevcut erken uyarı sistemlerinden çok daha uzun bir süre demek.

An itibariyle bu bağlantısal ilişkinin hangi dinamiklere bağlı olduğu net değil. Diğer yandan bu bağlantı, bir günün alışılagelmiş süresini de etkileyen bir faktör olarak göze çarpıyor. Çünkü akış yönü değişen sıvı lavlar, dünyanın dönüş momentumunu etkileyecek kadar büyük olduklarında kırılgan yerküreyi de etkiliyorlar. Bu örneği daha iyi anlamak için, sürekli aynı yönde karıştırdığınız bardak içindeki çayı ele alın. Aniden karıştırma yönünü değiştirirseniz, kısa bir süre sonra sıvının hareketi, bardak yüzeyindeki basıncın değişmesine neden olacaktır. Bu örneği, Dünya boyutlarında bir küreye ve son derece kırılgan olan bir yüzeye uyarlayın.

Dünya saniyede 465 metre hızla dönerken kırılgan kabuk üzerindeki hayatımızın pamuk ipliğine bağlı olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz. Eğer depremleri 5 yıl önceden öngörebilirsek, milyonlarca insanın hayatını kurtarabileceğimiz dahiyane projeler üretebiliriz.